top of page

Doktora öğrencilerini sadece uzman değil...

Güncelleme tarihi: 15 Tem

Doktora öğrencilerini sadece uzman değil düşünür olarak yetiştirmek


İçinde yaşadığımız şartlar, çözmeye çalıştığımız karmaşık sorunlar bizi eleştirel düşünmeye; farklı görüş ve alternatifleri bulmaya ve dinelmeye mecbur ediyor.

Zaman zaman gözlüğümüzün merceğini değiştirdiğimiz gibi, bilime, hayata ve dünyaya bakış açımızı da değiştirmemiz gerekiyor.

Hayata ve hayatta karşılaştığımız karmaşık sorunlara bütüncül bir bakış açısıyla bakmak için felsefe öğrenmek şart. Bu ve benzeri sebeplerle felsefe eğitimi ve öğretimi bir çok üniversitede yeniden gündemde.

Dr. Gundula Bosch, John Hopkins Üniversitesi R3 Bilim Eğitiminde İnovasyon Merkezi direktörü. Doktora programlarıyla ilgili R3 teklifi akademik çevrelerde ilgi çekmeye devam ediyor. Her şeyin sürekli değiştiği, dönüştüğü ve yeniden şekillendiği bir dünyada, doktora programlarının değişmeden devam etmesi birçok soruna sebep oluyor. Bunun için R3 teklifi tartışılmayı hak ediyor. R3'ün açılımı: Rigor, Responsibility and Reproducibility. Yani, Titizlik, Sorumluluk ve Tekrarlanabilirlik.

Söz konusu merkez, biyotıp, sağlık, mühendislik ve teknoloji alanlarındaki lisansüstü öğrenci eğitimlerine daha eleştirel düşünme, disiplinler arası işbirliği, etkili iletişim ve pratik etik hususları getirmeye çalışıyor. Hedeflerini şöyle belirlemiş:

• Halk sağlığı ve biyomedikal iş gücünde liderler yetiştirmek için çalışıyoruz: • Açık fikirli, geniş düşünen ve kendi kendini yöneten uygulayıcılar, iletişimciler ve eğitimciler • Disiplinler arası bilimsel akıl yürütme ve metodoloji konusunda yetenekli • Karmaşık problem çözmede yaratıcı • Çok çeşitli bilim konuları üzerine eleştirel düşünme konusunda bilgili • Akademi, endüstri, topluma erişim, bilimsel kamu hizmeti, sağlık politikası, hükümet ve sivil toplum kuruluşları, bilim iletişimi ve halk sağlığı uygulamalarında rol modeller. • Kendilerini iyi bilimsel uygulamalara adamış, iş yerlerinde ve toplumlarında seçkin danışmanlar ve değişim öncüleri. • Doktora öğrencilerini sadece kendi alanlarında uzman değil birer düşünür olarak yetiştirmek

Dr. Gundula Bosch’a göre, mevcut pek çok doktora müfredatı, eleştirel düşünürler yerine dar odaklı araştırmacılar yetiştirmeyi amaçlıyor. Bosch, bunun değişebileceğini ve daha doğrusu değişmesi gerektiğini söylüyor. Konuyla ilgili Nature Dergisinde yayınlanan değerlendirme aynen şöyle:

Hızlı bir şekilde üretken laboratuvar üyeleri yetiştirme baskısı altında, biyomedikal bilimlerdeki birçok doktora programı derslerini kısaltarak araştırmayı daha geniş bir bağlama oturtma fırsatlarını ortadan kaldırdı. Sonuç olarak, çoğu doktora müfredatının toplumun ihtiyaç duyduğu büyük düşünürleri ve yaratıcı problem çözücüleri yetiştirmesi pek mümkün görünmüyor.

Bu da öğrencilere bir mikrobun hayat döngüsünün her ayrıntısının öğretildiği ancak bilimsel hayat hakkında çok az şey öğretildiği anlamına geliyor. Hataların nasıl ortaya çıkabileceğini fark etmeleri öğretilmelidir. Stajyerler, hatalı gerçek araştırmalardan türetilen vaka çalışmalarını değerlendirmeli veya literatürdeki mantıksal yanlışları bulmak için disiplinler arası dedektiflik oyunları kullanmalıdır. Hepsinden önemlisi, öğrencilere bilimsel süreç sınırlamaları ve potansiyel tuzaklarının yanı sıra tesadüfi keşifler ve komik gaflar gibi eğlenceli yanlarıyla birlikte olduğu gibi gösterilmelidir.

Baltimore, Maryland'de yeni bir lisansüstü bilim programının ikinci yılına girdiği Johns Hopkins Üniversitesi'nde doldurmaya çalıştığım boşluk tam da bu. Mikrobiyolog Arturo Casadevall ve ben 2015 yılının başlarında, felsefe doktorasına (Ph.D) felsefeyi, yani doktoraya 'Ph'yı geri koyma ihtiyacını gerekçe göstererek reform için bastırmaya başladık.

Programımıza R3 adını verdik: Rigor, Responsibility and Reproducibility. Yani, Titizlik, Sorumluluk ve Tekrarlanabilirlik.

Bu, öğrencilerimizin deney tasarım ve uygulamalarında titizlik göstermeyi; çalışmalarını sosyal sorumluluk merceğinden görmeyi; eleştirel düşünmeyi, daha iyi iletişim kurmayı ve böylece tekrarlanabilirliği geliştirmeyi öğrendikleri anlamına geliyor. Bu doğrultuda geliştirilen birçok yenilikçi bireysel dersin farkında olsak da, daha kapsamlı bir reform için çabalıyoruz.

Derslerimiz lisansüstü düzeydeki diğer derslerden farklıdır. Öğrencilerin New York Times'ın 'büyük şeker' hakkındaki bir köşe yazısındaki muhakeme hatalarını ve cerrah Atul Gawande'nin 'Bilime Güvensizlik' başlıklı New Yorker yazısındaki argümanların etik sonuçlarını analiz ettikleri eleştirel düşünme ödevlerimiz var.

Titiz araştırma, bilimsel dürüstlük, mantık, matematiksel ve programlama becerilerine ilişkin derslerimiz öğrencilerin laboratuvar ve saha çalışmalarına entegre ediliyor. Örneğin influenza virüsü üzerinde çalışanlar, gerçek hayattan hasta veri setleriyle çalışıyor ve uygulamalı istatistiğin zorluklarıyla boğuşuyorlar.

Yeni bir müfredat müttefik kazanmakla başlar. Hem öğrenciler hem de öğretim üyeleri standart yolun dışına çıkmanın değerini görmelidir. Öğrencilerin ve öğretim üyelerinin eğitimlerinde eksiklik gördükleri alanları belirlemek için gayri resmi görüşmeler ve odak grupları kullandık.

Yinelenen konular arasında teorik bilgilerin laboratuvarda istatistiksel testlerde uygulanamaması, uygun deneysel kontrol setinin seçiminde sıkça yapılan hatalar ve uzman olmayan kişilere çalışmanın açıklanmasında yaşanan önemli zorluklar yer alıyordu.

Programımızı Johns Hopkins Fen Bilimleri bölümündeki meslektaşlarımıza tanıtmak daha da hassas bir işti. Bilimsel üretkenliğin eleştirel düşünme yetkinliğinden ziyade ezbere dayalı bilgiye bağlı olduğuna dair sıkça dile getirilen görüşler beni ürküttü.

Bazı baş araştırmacılar, öğrencilerin daha az geleneksel eğitim biçimlerine daha fazla zaman ayırmaları konusunda tedirgindi. Onların desteğini kazanmanın en iyi yolu onlarla bir kahve içmek oldu: endişelerini anlamak için laboratuvar yöneticileriyle defalarca bir araya geldik.

Pilot uygulama çok yeni olduğu için öğrencilerin performansına ilişkin veri sağlayamadık, ancak öğretim üyelerinin kuşkularını giderebildik. Bazı meslektaşlarımız, öğrencilerin ahlak, epistemoloji ve sayısal beceriler üzerine disiplinler arası derslere yer açmak için özel içerikte daha az ders alacağından endişeliydi.

Özellikle de R3 programının öğrencilerin diplomalarını tamamlamaları için gereken süreyi uzatacağından, onları kendi alanlarında yeterince bilgili kılmayacağından ve laboratuvarda daha az üretken olmalarına neden olacağından endişe ediyorlardı.

Daha iyi eleştirel düşünme ve daha az sayıda zorunlu disipline özgü dersin aslında öğrencileri daha üretken hale getirebileceğini savunduk. Birkaç profesörü yeni sistemi denemeye ve R3 derslerinin öğrencilerin performansına katkıda bulunup bulunmadığına ilişkin yapılandırılmış değerlendirmelere katılmaya ikna ettik.

Şimdiye kadar sıfırdan 5 yeni ders oluşturduk ve yaklaşık bir düzine bölüm ve anabilim dalından 85 öğrenci kaydettik. Dersler, bilimsel uygulamalardaki hata ve suistimallerin anatomisini kapsıyor ve öğrencilere bilimsel literatürün nasıl inceleneceğini öğretiyor. Disiplinler arası bir tartışma dizisi, bilim hakkında geniş ve eleştirel düşünmeyi teşvik ediyor. Öğrencilerimiz, sperm ve yumurtaların genetik olarak değiştirilebilmesi gibi araştırma ilerlemelerinin toplumsal sonuçlarını değerlendirmeyi öğreniyor.

Bilimsel girişimin daha büyük resimdeki sorunları hakkındaki tartışmalar, öğrencilerin bilimin sınırları ve bilimin bir şeyler yapma yeteneğinin, bilim insanlarının ahlaki bir bakış açısıyla ne yapmaları gerektiği ile rekabet ettiği üzerine düşünmelerini sağlıyor. Buna ek olarak, mesleki beceriler, özellikle de etkili iletişim, öğretim ve mentorluk yoluyla liderlik becerileri üzerine seminerler ve atölye çalışmalarımız var.

Değerlendirme için henüz erken. Ancak şimdiye kadar stajyerler, daha geniş bir bakış açısı kazanmanın faydalı olduğunu defalarca vurguladılar. Gelecekte, R3 yaklaşımının mezunların kariyer seçimleri ve başarıları üzerindeki etkisi hakkında bilgi toplayacağız.

Daha geniş kapsamlı eğitim alan araştırmacıların bilimi daha düşünceli bir şekilde yapacaklarına ve bunun sonucunda diğer bilim insanlarının ve genel olarak toplumun daha iyi, daha rasyonel bir dünya için bu çalışmalara güvenebileceğine inanıyoruz. Bilim sadece kendini düzeltmek için değil, kendini geliştirmek için de çaba göstermelidir.

Kaynak: Nature 554, 277 (2018). doi: https://doi.org/10.1038/d41586-018-01853-1

Prof. Dr. İbrahim Özdemir İTBF Felsefe Bölümü

20 Şubat 2023

3 görüntüleme
bottom of page